sendromlar.com
sendrom

Ana Sayfa | Soru Cevaplar | Yeni Makale Ekle | En Son Yapılan Yorumlar









Tükenmişlik Sendromu

Tükenmişlik sendromu, günümüzde sıkça adını duymaya başladığımız bir sorundur. Kişinin başarısız olma, gücünün azalması, enerjinin tükenmesi, yıpranması, isteklerinin tatmin edilememesi gibi kendi kaynaklarında oluşan tükenmenin ifadesi olan tükenmişlik sendromu, kişisel başarıyı, duygusal tükenmeyi ve duyarsızlaşmayı içerir. Bunlar kişinin yaşamındaki değişimleri kapsar. Bu sorun bir hastalık olarak değil, sendrom olarak tanımlanır. Depresyonla tükenmişlik beraber yaşanır. Depresyonun oluşumunda tükenmişlik tetikleyici olabilir. Depresyonun ise tedavisi yapılabilir.

Tükenmişlik sendromu ilk defa Herbert Freudenberger tarafından 1973 yılında yıpranma, başarısız  olmak, güç azalması, tatmini olmayan istekler neticesinde kişide oluşan tükenme hali olarak tanımlanmıştır. Günümüze kadar yapılan araştırmalarla Christina Maslach tarafından Maslach Tükenmişlik Ölçeği geliştirilmiştir. Buna uygun şekilde tanım; işinin gereği yoğun şekilde duygusal taleplerle karşılaşan, devamlı diğer kişilerle çalışmak zorunda kalan kişilerde ortaya çıkan fiziksel bitkinlik, çaresizlik, yorgunluk, umutsuzluk gibi duyguların kişinin yaptığı işe yansıması, yaşamına etki etmesi nedeniyle diğer kişilere olumsuz tavırla yansımasıyla oluşan bir sendrom olarak yapılmıştır.

Tükenmişlik sendromu belirtileri

Tükenmişlik sendromu ani bir şekilde ortaya çıkmaz. Tükenmişlik belirtilerinden önce kişide bazı sinyaller oluşmaya başlar. Sorun sinsice ve yavaş olarak ilerler. Ortaya çıkan belirtilerin dikkate alınmaması sendromun ilerlemesine ve sonuçta ciddi duruma gelmesine yol açar. Bu sinsi süreçte belirtiler bilinir ve teşhisi zamanında yapılırsa, gereken önlemler alınabilir. Herkeste farklı belirtiler gösteren tükenmişlik sendromu fiziksel, psikolojik ve davranışsal olarak gruplandırılan belirtiler gösterir. Başlangıçta hafif fiziksel belirtilerle yani baş ağrısı, bitkinlik, uyku sorunları, uyuşukluk gibi etkiler görülür. Bunlara bir önlem alınmadığı takdirde, devamında enfeksiyonlara karşı direncin azalması, geçmeyen soğuk algınlığı, solunum zorluğu, vücutta ağrılar, tansiyon yükselmesi, kas gerilmesi, kolesterol yüksekliği, mide ve bağırsak sorunları, cilt rahatsızlıkları, kalp çarpıntısı gibi sorunlar oluşmaya başlar. Bu belirtiler ihmale gelmez. Vakit kaybetmeden gereken önlemler alınmalıdır. Bunlar tükenmişliğin belirtisi olabilir. Psikolojik belirtilerde diğerlerine göre fazla belirgin olmaz. Kişide engellenme hissi, tedirginlik, huzursuz olma, özgüven azalması, enerji kaybı, etrafa düşmanlık besleme, çevredekileri eleştirme, tatminsizlik, işle ilgili ümitsizlik hissi, karmaşıklık, depresyon, paranoya, çaresizlik, kendini suçlu hissetme gibi belirtiler olabilir.

Tükenmişlik kişide geceleri ortaya çıkmaz. Aşama aşama kişinin işiyle ve iş ortamıyla olan etkileşimlerle gelişmeye devam eder. Bu sendrom iş stresine benzemez. Kişi işinin yüküne adapte oldukça ortaya çıkar. Tükenmişlik durumu adaptasyon olmadığı zaman, normale dönüş başarılamadığı zaman gelişir.
Tükenmişlik Sendromu

Bu esnada stresli halde uzama olur. Tükenmişlik sendromu ile bağlantılı olarak sayısı yüzü geçen belirti tespit edilmiştir. Kişiye tükenmişlik teşhisi konulması için belirtiler aşağıda tasnif edildiği şekilde değerlendirilir.

Duygusal belirtiler: Değersizlik hissi, motivasyon azlığı, öz güvende azalma, bilişsel becerilerde zorlanma, tatminsizlik, çabuk sinirlenme, soyutlanma hissi, çaresizlik, konsantrasyon bozukluğu.

Davranışsal belirtiler: Sabırsızlık, sinirlilik hali, ani tepkiler verme, eleştiriye tahammül edememe, alıngan olma, sürekli savunma halinde olma, iş yerine başka şeylere ilgi duyma, inkar etme, ilişkilerin bozulması.

Bedensel belirtiler: Enerji kaybı, mide sorunları, uyku sorunları, kronik yorgunluk, nefes alma sorunları.

Tükenmişlik belirtileri tek olarak ele alındığında başka sorunların varlığını da düşündürebilir. Ancak kişinin işiyle bağlantısı değerlendirildiğinde, kişide tükenmişlik tanısı daha kolay konulabilir. Bunun ardından kişideki tükenmişliğin kaynağını ve bunu arttıran etkenleri değerlendirmek gerekir.

Tükenmişlik sendromu nasıl önlenebilir?

Bunun önlenmesinde hem kişilere, hem de topluma bazı görevler düşer.  Her şeyden önce tükenmişliğin tanımının, belirtilerinin bilinmesi sayesinde kişinin bu sorunu erken aşamada belirlemesi ve buna uygun şekilde çözümler bulunması sağlanmalıdır. Kişilerin işleriyle ilgili her zaman gerçekçi beklentileri olmalı, hedeflerini de buna göre belirlemelidirler. İşe girişmeden önce işin zorlukları, riskleri bilinmeli ve bunlara karşı önlem alınmalıdır. Kişi işi ve boş zamanlarının arasında net bir şekilde ayrım yapmalı, hayır diyebilmeli, evdeki ilişkilerin iyi olması, işverenin destekleyici olması, işle alakalı görevlerin net olması gibi unsurlara dikkat edilirse tükenmişlik önlenebilir.

Tükenmişlik sendromu tedavisi

Her şeye rağmen kişi tükenmişlik etkisinde kaldıysa, bunun nedenleri ve sonuçları değerlendirilmelidir. Tedavide hastaların öncelikle uyku halinin düzenlenmesi için birkaç güne ihtiyacı olur. Ciddi yorgunluk hallerinde ise, 2-3 haftalık izinler gerekir. Semptomların ortadan kaldırılması, kişinin eski kapasitesine dönüşü için böyle bir zamana ihtiyacı olur. İzin dahilinde hasta yakından takip edilmeli ve tedavi uygulanmalıdır. Altta yatan bir rahatsızlık bulunmuyorsa, kişinin iş yükü azaltılmalı, görev ve yetkileri gözden geçirilmelidir. Kişi çalışamayacak kadar tükenmişlik sendromu etkisinde kaldıysa, bu tıbbi bir hastalık olarak görülmelidir. Depresyon belirtileri de varsa bunun tedavisi yapılmalıdır. Tedavi planlaması kişisel olarak yapılmalıdır. 1-2 ayda olumlu sonuçlar alınmadığı takdirde, kişinin psikiyatrik değerlendirmeye alınması gerekir.

Yayınlanma Tarihi : 10.02.2017 16:53:26

Tükenmişlik Sendromu Yorumları
İsminiz 
Yorumunuz 
Güvenlik 
 Kırmızı renk ile yazılan sayıyı girin
   

Yorum Yapılmış "Tükenmişlik Sendromu"


İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

Antifosfolipid Antikor Sendromu

Antifosfolipid Antikor Sendromu: Çoğunluğu genç kadınlarda görülen otoiümün bir hastalıktır. Antifosfolipid sendromu olan kişilerin kanı, antifosfolipid otoantikorlar adı verilen anormal proteinler üretir. Bu kanın doğru bir şekil...

Gebelikte Huzursuz Bacak Sendromu

Gebelikte huzursuz bacak sendromu, daha çok dinlenme aşamasında anlaşılan bir rahatsızlık türüdür. Oturulduğu zaman ya da uyumak için uzanıldığı esnada dinlenen bacaklarda tarifi zor olan ağrılara huzursuz bacak sendromu denmek...

2 Yaş Sendromu Nedir

2 yaş sendromu nedir, Bu dönem hem aileler hem de çocuklar için oldukça zor ve sabır isteyen bir dönemdir. 2 yaş çocuklar bu dönemde konuşmaya  yürümeye ve soru sormaya çok meraklıdırlar. Bu nedenle de kendilerini bağımsız hissede...

Kawasaki Sendromu

Kawasaki sendromu, Dolaşım sistemi hastalıklarından biri olan Kawasaki sendromu koroner damarları, arterleri tutan ve anevrizma oluşumuna sebebiyet veren bir durumdur. Kawasaki sendromu oluşan kişilerin damar duvarlarında inflamat...

Huysuz Bacak Sendromu Bitkisel Tedavi

Huysuz bacak sendromu bitkisel tedavi, Bacaklarda görülen iğnelenme, yanma, karıncalanma, uyuşma, gerginlik, ağrı ve sürekli hareket ettirme isteği gibi sorunlar bu rahatsızlığa işaret etmektedir. Nörolojik bir durumdur. Bu rahats...

Down Sendromu Yaş Riski

Down sendromu yaş riski, ilerleye yaşlarda daha fazla artış göstermektedir. Özellikle 35 yaşından sonra kalınan gebeliklerde down sendromu görülme riski daha fazla artmaktadır. Yani anne yaşı ile down sendromu görülme riski arasın...

2 Yaş Sendromu

2 yaş sendromu, çocuk psikolojisinde çok önemlidir ve bu geçiş dönemi çocuk için ve anneler babalar için zor bir süreçtir. Bu süreçte artık çocuk bağımsız olduğunun ve kendi başına bazı şeyleri yapabildiğinin farkına varır. Çevrey...

Huzursuz Ayak Sendromu

Huzursuz ayak sendromu, daha çok huzursuz bacak sendromu olarak bilinmektedir. Günlük hayatta insanların çok sık karşılaştıkları bu durum aslında bir hastalık olarak düşünülmemelidir. Birçok kişi gerekli olan tedaviler yapılmadan...

Bacak Sendromu

Bacak sendromu, Diğer bir adı olan huzursuz bacak sendromu olarak bilinmektedir. Bacak sendromu istemsizce bacakları hareket ettirmek ihtiyacını ortaya çıkaran bir sendromdur. Bu sendrom daha çok vaktini oturarak ya da hareketsiz...

Metabolik Sendrom

Metabolik sendrom, günümüzde oldukça sık rastlanan modern çağa ait bir hastalık olarak karşımıza çıkmaktadır. En çok hareketsiz ortamda çalışan bireyleri etkilemektedir. Masa başında çalışanlar ya da sürekli oturarak iş yapan kişi...













Gizlilik İlkeleri | Güvenlik İlkeleri | İletişim | Site Haritası | Yardım Forumları

sendrom, Sitede yer alan grafiklerin tüm hakları saklıdır. Kopyalayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. Sitede yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlı olup, kullanımına, uygulanmasına, satın alınmasına, delil gösterilmesine veya tavsiye edilmesine aracılık etmez. Sitemizdeki bilgiler, hiç bir zaman kesin bilgi kaynağı olmayıp, kullanıcılar tarafından eklenmiştir veya yorumlanmıştır. buradaki bilgiler sitemizin asıl görüşlerini içermeyebileceği gibi hiçbir taahhüt ve tavsiye yerine de geçmez.

Ocak - 2018